KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/10100 E., 2012/17644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki boşanma ve nafaka davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından; reddilen boşanma davası ile kadının kabul edilen nafaka davası yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi ve hükmedilen nafaka miktarları yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 26.6.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. . ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı (kadın)'ın tüm, davacı-davalı (koca)'nın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, "koca daha fazla kusurlu" kabul edilerek boşanma davası reddedilmiş ise de, davacı-davalı (koca)'nın mahkemece sabit kabul edilen kusurlu tutum ve davranışları yanında, davalı-davacı (kadın)'ın da, birlikte yaşadıkları mekanın ve evdeki eşyaların görüntülerini kaydedip, evden ayrıldığı ve görüntüleri kaydettiği (CD)'yi komşularına izletip etrafa teşhir ettiği, birlikte yaşamaktan kaçındığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır.
Kadının açıklanan bu tutum ve davranışı koca ve ailesinin görgüsüyle alay etme ve aşağılama niteliğinde olup, evlilik birliğinin mutluluğu ile bağdaşmaz ve ortak hayatı koca bakımından çekilmez kılar. Bu durumda, davacı-davalı (koca) ağır kusurlu ise de, kadın da kusurludur.
Bu tutum ve davranışı gösteren kadının, davaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında davalı-davacı (kadın) ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamış, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi şartları oluşmuştur. Öyleyse kocanın boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmaların (TMK.m.166/2) karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/10100, K. 2012/17644, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama