KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/10937 E., 2012/8052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İzmir 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 13.04.2011
- Numarası
- Esas no:2010/1085 Karar no:2011/359
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle velayeti istenen müşterek çocuk K..'ın 19.12.2011 tarihinde ergin duruma geldiğinin anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur (HMK.md.294/2,3). Hükmün sonuç kısmında taleplerden biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir (HMK.md.297/2). Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK.md.298/2).
Usul kuralları böyleyken; mahkemece tefhim edilen kısa kararda, daha önce 16.12.2010 tarihli ara kararı ile davacı için 100 TL., müşterek çocuk için 75 TL. olarak belirlenen tedbir nafakasına atfen "dava tarihinden itibaren verilen nafakaların aynen devamına, iştirak ve yoksulluk olarak devamına” şeklinde, hüküm kurulmasına rağmen, gerekçeli kararda "davacı bayan için dava tarihinden geçerli olmak üzere takdir edilen aylık 300 TL. tedbir nafakası ile çocuk için yine dava tarihinden geçerli olmak üzere takdir edilen aylık 200 TL. tedbir nafakasının kararın kesinleşmesin kadar devamına,
kararın kesinleşmesinden sonra bu nafakaların davacı için yoksulluk, çocuk için iştirak nafakası olarak devamına” denilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakaları bakımından farklılık yaratılmış ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmiştir. Bu usul hatası bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gözetilerek bu konularda yeniden karar oluşturmaktan ibarettir
KARŞI OY YAZISI
Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki, çelişkili olmayan bölümlerin de incelenmesini engeller. Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/10937, K. 2012/8052, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama