KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/12627 E., 2012/10306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm nafakalar, tazminatlar ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadının tazminat taleplerine faiz uygulanma talebi yoktur. Buna rağmen hükmedilen tazminatlar için faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi boşanma davası içinde hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatın, boşanma hükmünün kesinleşmesi ile ödenir hale geleceği, faiz başlangıç tarihinin de bu tarih olması gerektiği de dikkate alınmadan takdir edilen maddi ve manevi tazminata, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı ise de bu husus davalı tarafından temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadın ve müşterek çocuk yararına hükmolunan nafakaların dava tarihinden boşanma kararının kesinleşmesine kadar tedbir, bu tarihden sonra ise davacı kadın yönünden yoksulluk, müşterek çocuk yönünden ise iştirak nafakası olduğunun anlaşılmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Boşanmanın eki niteliğindeki tazminatlar (TMK.md.174/1-2) ve yoksulluk nafakasının (TMK.md.175) kısmen kabul veya kısmen reddi halinde davacı veya davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemez. Bu yön nazara alınmadan reddedilen bölümler için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi isabetsiz ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu kısmının düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK.md.438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/12627, K. 2012/10306, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama