KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/14806 E., 2012/8394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Çivril Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 16.03.2011
- Numarası
- Esas no:2009/160 Karar no:2011/122
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm tasarruf yetkisinin sınırlandırılması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir (TMK. md. 223/1). Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden herbiri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir (TMK.md. 193).
Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hakim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir (TMK. md. 199).
Dosyaya alınan tapu kayıtlarına göre, çoğu "tarla" niteliğinde olan gayrimenkullerin davalı adına kayıtlı olduğu ve bunların bir çoğunun edinildiği tarihlere göre davalının "kişisel malı" olduğu görülmektedir. Davalının kişisel malları üzerindeki tasarrufları ancak evlilik birliğinden doğan mali yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin gerektirdiği ölçüde sınırlandırılabilir.
Evlilik birliğinden doğan mali yükümlülükler; birliğin giderlerine katılmak (TMK. md. 186/3) çocukların bakım, eğitim ve gözetimini sağlamak, sosyal ve ekonomik durumlarına uygun beraberce yaşayacakları konut edinmek gibi yükümlülüklerdir. Bu yükümlülüklerin gerektirdiği ölçü belirlenmeden, davalıya ait "tarla" vasfındaki sekiz parça taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlandırılması ölçülülük ilkesine uygun olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/14806, K. 2012/8394, 5 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama