KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/17006 E., 2012/26227 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Beykoz Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 5.5.2011
- Numarası
- Esas no:2009/1060 Karar no:2011/502
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı koca tarafından; kendisinin reddedilen boşanma davası, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan manevi tazminat, kişisel ilişki ve vekalet ücreti yönünden, davacı-davalı kadın tarafından ise; manevi tazminat ve iştirak nafakasının miktarı yönünden, temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 6.11.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı A.
C. Z.ile vekili Av. .ve karşı taraf temyiz eden davacı-davalı E.D.D. vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İnceleme tarihi itibariyle tarafların müşterek çocuğu S.N. yaşı dikkate alındığında, davalı-davacı baba ile çocuk arasında babalık duygularının tatmini de dikkate alınarak yatılı kişisel ilişki kurulmasının, çocuğun sağlığını, ahlaki ve bedensel gelişimini tehlikeye düşüreceğine ilişkin bir delil bulunmadığına göre, müşterek çocuk ile davalı-davacı baba arasında yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmaması bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı-davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 52. ve 58. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK.md.174/2) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/17006, K. 2012/26227, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama