KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/18570 E., 2012/13903 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Bandırma Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 7.6.2011
- Numarası
- Esas no:2010/658 Karar no:2011/455
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından kusur belirlemesi, davalı yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının daha ağır kusurlu olmamasına göre davacının, davalı yararına takdir edilen yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacının diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, "davalı, davacıya göre daha az kusurlu" kabul edilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacının mahkemece sabit görülen kusuru yanında, davalının da kocasına "salak, manyak" şeklinde sözler sarfederek hakaret ettiği, kocasını kastederek " o adamdan nefret ediyorum, ondan boşanacağım" dediği anlaşılmaktadır. Bu halde davalı da kusurlu olup, taraflardan birini diğerinden baskın kusurlu kabul etmek olanağı yoktur.
Boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar aynı oranda kusurludurlar. Boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya daha az kusurlu olması zorunludur (TMK.md. 174). Eşit kusurlu taraf yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Bu husus nazara alınmadan davalı, "daha az kusurlu" kabul edilerek yararına maddi ve manevi tazminata hükmolunması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/18570, K. 2012/13903, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama