KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/18983 E., 2012/15131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Kumluca Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 2.6.2011
- Numarası
- Esas no:2009/308 Karar no:2011/232
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı-davacı koca usulünce yetki itirazında bulunmuştur. İtirazın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 187/2. maddesi gereğince yetki itirazı bir ilk itiraz olup Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 190. maddesi uyarınca hadise ( HUMK. md. 222 vd.) şeklinde incelenmesi gerekir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ise kesin olmayan yetki itirazının bir ilk itiraz (HMK. md. 116/1-a) olduğunu, ilk itirazların bir ön sorun gibi incelenmesi ve karara bağlanması gerektiğini (HMK. md. 117/3) öngörmüştür. Ön sorunun incelenme yöntemi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 164. maddesinde gösterilmiştir. Davalının yetki itirazı ise mahkemece hadise şeklinde incelenmeden karara bağlanmıştır.
Bu nedenle, mahkemece davalının yetki itirazının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 222. vd. maddeleri hükümlerine paralel olan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 164. maddesinde gösterilen şekilde incelenmesi için taraflara yetki konusunda delillerini gösterme olanağı tanınması, gösterildiği takdirde toplanması ve gerçekleşecek sonucuna göre yetki itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Boşanma veya ayrılık davaları, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi, davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde de açılabilir (TMK. m. 168). Bu yerlerden birini tercih davayı açana aittir.
Davacı tanıkları, davacının çocuğuyla birlikte yaklaşık altı yıldır Kumluca'da babası evinde olduğunu ifade etmişler; davalı vekili de, 28.4.2010 tarihli cevap dilekçesinde, davacının 2005 yılında kocası evini terkettiğini belirterek, bu durumu doğrulamıştır. Buna göre, dava tarihinden altı yıl öncesinden beri Kumluca'da oturan davacının yerleşim yerinin artık Kumluca olduğu kabul edilmelidir.
Davalı da, yetki itirazında bulunurken, "son defa birlikte oturdukları yerin Kırıkkale olduğunu" bu nedenle Kırıkkale Aile Mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürmüş, davacının yerleşim yerinin Kumluca olmadığı yönünde bir iddiada bulunmamıştır. Bu durumda davalının yetki itirazının reddilmesinde bir yanlışlık yoktur. İtirazın reddine ilişkin karar, davalı vekiline tebliğ edildiğine göre, davalının savunma hakkının kısıtlandığından da söz edilemez.
Öyleyse, davalının yetkiye ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile işin esasının incelenmesi gerekir. Bu sebeple sayın çoğunluğun "yetki itirazı hakkında eksik inceleme bulunduğuna"' ilişkin bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/18983, K. 2012/15131, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama