KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/19681 E., 2012/16290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Dursunbey Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 6.7.2011
- Numarası
- Esas no:2010/100 Karar no:2011/170
Karar Metni
240 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "birleştirilen boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden aile mahremiyetine ilişkin sırları yakınlarına anlatan davacı-davalı kadın yanında herhangi bir sağlık problemi olmamasına rağmen cinsel ilişkiyi gerçekleştiremeyen davalı-davacı kocada kusurludur. Gerçekleşen bu durum karşısında dava açmakta haklı bulunan davacı-davalı kadının da davasının kabulü gerekirken, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/19681, K. 2012/16290, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama