KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/21182 E., 2012/17437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Kırkağaç Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 03.06.2011
- Numarası
- Esas no:2010/295 Karar no:2011/176
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, aile konutu olduğu iddia edilen taşınmaz tapu kaydında davalı banka yararına malik olmayan eşin rızası dışında tesis edildiği ileri sürülen ipoteğin kaldırılması ve bu taşınmazın tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması istemine ilişkindir.
Toplanan delilerden; dava konusu taşınmaz üzerine davalı bankanın Kırkağaç Şube Müdürlüğünce 20.03.2008 tarihinde diğer davalı eş H. tarafından diğer davalı banka yararına ipotek tesis olunduğu, ipoteğin tesisi sırasında aile konutu vasfındaki taşınmaz nedeniyle davacının açık rızasının alınmadığı sabittir.
Ne var ki dosya içerisinde yer alan nüfus aile kayıt tablosundan davacı ile davalılardan Hasan Kale'nin bu davanın açılmasından önce Kırkağaç Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 23.01.2009 kesinleşme tarihli 2009/29 esas, 2009/6 karar sayılı ilamıyla boşandıkları daha sonra da 29.09.2010 tarihinde yeniden evlendikleri anlaşılmaktadır.
Bu haliyle başlangıçta davacı eşin açık rızasına bağlı olan ipotek tesisi işleminin; gerçekleşen boşanmanın bir sonucu olarak; taşınmazın aile konutu niteliğini kaybetmesine ve bu nedenle artık eşin rızasının aranması gerekliliğinin ortadan kalkmasına yol açtığından; artık geçersizliği ileri sürülemez duruma gelmiştir (TMK m. 194). Böylece, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte davanın konusu kalmamıştır.
Boşanan eşlerin sonradan tekrar evlenmiş olmaları; konusu kalmayan davayı başlangıçtaki durumuna geri getirmez. Açıklanan yönler gözetilerek konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/21182, K. 2012/17437, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama