İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/22344 K.2012/31297

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2011/22344Karar2012/31297Tarih24 Aralık 2012Okuma4 dk · 803 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2011/22344 E., 2012/31297 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2012
Mahkemesi
Datça Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Tarihi
13.05.2010
Numarası
Esas no:2009/228 Karar no:2010/120
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

803 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü;

Davacı 13.2.1960 doğumlu olup, F.B.ile eşi A.B.'nın evlilikleri içinde dünyaya gelmiş, 20.2.1960 tarihinde nüfusa tescil edilmiştir.

Davacı, babasının F.B. olmadığını, bunu 2009 yılı yaz aylarında yanına gelen kardeşi M.le aralarında miras meselesinden çıkan bir tartışma sırasında kardeşinin "sen piçsin...baban F.B. değil.." demesiyle öğrendiğini, kuşkularının artması üzerine çevresinden yaptığı araştırma sonucu babasının gerçekte F.B.olmayıp, aynı köyde uzun yıllar muhtarlık yapan "Mustafa Bıçak" isimli şahıs olduğunu öğrendiğini ileri sürerek, F.B.nın babası olmadığının tespiti ile bu kişiyle arasındaki soybağının reddini istemiş; mahkemece; Ankara Kriminal Polis Laboratuvarından alınan rapora dayanılarak istek reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.

Dava, ergin çocuk tarafından açılan soybağının reddi isteğine ilişkindir. F. B. 03.09.2004 tarihinde öldüğünden mirasçılarına ve anaya karşı ikame edilmiştir. Kanuna göre, çocuk ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır (TMK. m. 289/2). Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (TMK. M. 289/3). Davacı, babasının F.

B. olmadığını, 2009 yılı yaz aylarında kardeşiyle miras meselesinden dolayı aralarında çıkan tartışma sırasında öğrendiğini, öncesinde bu konuda kendisine ne anasının ne de babasının herhangi bir şey söylemediğini, çocukluğu hariç yaşamının büyük bir dönemini köyü dışında inşaatlarda işçilik yaparak sürdürdüğü için durumu ilk defa kardeşinin söylemesiyle öğrendiğini ileri sürmüştür.

Davalılardan M.davacının bu iddiasının doğrulamış, diğer davalılar da aksi yönde bir beyanda bulunmamışlardır. Bu durumun davacıdan uzun yıllar "gizlenmiş" olması, davacı bakımından gecikmeyi haklı kılan bir sebep oluşturur. Bu bakımdan 11.11.2009 tarihinde açılan davada hak düşürücü sürenin geçmediği kabul edilmiştir.

Mahkemece; davacı ve ana baba bir kardeşi olarak kayıtlı olan davalı M. alınan kan, kıl ve tükürükten oluşan materyaller üzerinde Ankara Kriminal Polis Laboratuvarında yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor esas alınmıştır. 19.2.2010 tarihli bu raporda; "davacı N.B.ile davalı M. B.nın ortak erkek ataya sahip oldukları" bildirilmektedir.

Raporu düzenleyen D.K.ve S.A.'ın uzmanlık alanları belirtilmediği gibi, raporda varılan "kardeş eşleştirmesine" dayanan sonucun soybağının belirlenmesinde "bilimsel kesinlik" taşıyıp taşımadığı da kuşkuludur. Bu konuda adli genetik uzmanı bulunan Adli Tıp Kurumundan rapor alınması olanağı varken hangi sebeple polis kriminal laboratuvarından rapor alınmasının gerekli görüldüğü de belirtilmemiştir.

Bu bakımdan hükme esas alınan rapor, yeterli ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte görülmemiştir. Soy bağına ilişkin davalarda, soy bağı ilişkisinin mevcut olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak nispette açıklığa kavuşturulmuş olması zorunludur.

Öyleyse mahkemece yapılacak iş; davacı, annesi A.ve ana baba bir kardeşi olarak görünen davalı M.in; son altı ay içinde çekilmiş ve mahkemece onaylanmış ve usulüne uygun olarak zarflanmış ikişer adet vesikalık fotoğraflarıyla birlikte Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesine sevk edilerek, burada; nesep tayinine esas olabilecek kan guruplarının ve doku örneklerinin alınması, sağ kardeş M.'le eşleştirme yapılması, kardeş eşleştirmesiyle nesep tayinin her türlü kuşkudan uzak bilimsel kesinlik taşıyıp taşımadığının tespit edilememesi ve adli tıp kurumunun gerekli görmesi halinde;

ölen (baba) F.B.ya ait mezarın açılarak genetik incelemeye esas doku örneklerinin alınması, bu suretle her türlü tıbbi inceleme ve biyolojik araştırma yapılarak davacının (ölen) F.B.'nın çocuğu olup olmadığı konusunda rapor alınması ve diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonuca gitmekten ibarettir. Bu hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 24.12.2012 (Pzt.)24.12.2012 (Pzt.)

KARŞI OY YAZISI

Haklı sebebin varlığı (TMK md. 289/3) ispat edilemediğinden hak düşürücü süre gerçekleşmiştir. Farklı düşünüyorum.

KARŞI OY YAZISI

Çocuğun açacağı "soybağının reddi davası " çocuğun ergin olduğu tarihten başlayarak, en geç bir yıl içinde açılmalıdır. Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (TMK md. 289/2,3). Bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Davacı 13.02.1960 doğumludur. Temyiz incelemesine konu bu dava, 11.11.2009 tarihinde açılmıştır.

Davacı, Türk Medeni Kanununun 289/2. maddesinde belirtilen "ergin olduğu tarihten itibaren bir yıl içinde dava açmamıştır. Davacının nüfusta babası olarak kayıtlı olan F.B.nın biyolojik babası olmadığını, davanın açılmasından önceki bir yıllık dönem içinde öğrendiği sabit olmakla birlikte; bu geç öğrenmenin "haklı bir sebebe dayandığı hususu" kanıtlanamamıştır. Kanunda geçen " haklı sebep" terimi; salt "alelade bir geç öğrenme olayı" olarak değerlendirilemez.

Bu haklı sebebin, "savaş ortamı, çocuğun ana rahmine düştüğü zamanda kocanın ağır hasta ve komada olması, esaret altında bulunması" gibi bir olağan dışı olaya dayanması gerekir. Davacı böyle olağan dışı bir duruma dayanmamış; sadece durumu yeni öğrendiğini bildirmiştir. Soybağı uyuşmazlıklarında yasakoyucunun hakdüşürü süre getirmesinin amacı; toplumun temelini oluşturan ailede, soybağının süresiz olarak dava tehdidi altında bırakılmamasıdır.

Açıklanan nedenlerle, kanımca davanın reddine karar verilmesi hüküm sonucu olarak isabetlidir. Ne var ki, mahkemenin ret gerekçesi yerinde değildir. Davanın, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirdi. Bu durumda; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/son maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak, ret hükmünün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerektiğini düşünüyorum.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/22344, K. 2012/31297, 24 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karşı Oy Yazısı
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/22344
Karar No
2012/31297
Tarih
24 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/22347 K.2012/28021
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/22350 K.2012/31596
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/22354 K.2012/13597
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/22361 K.2012/31270
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/22362 K.2012/31269
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/22363 K.2012/31830

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.