KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/22954 E., 2012/30759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 25.10.2011
- Numarası
- Esas no:2010/1073 Karar no:2011/985
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 18.12.2012 günü temyiz eden davalı C. T.ile vekilleri gelmediler. Karşı taraf davacı P.T.vekili Av. .geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kocanın güven sarsıcı davranışlarının gerçekleşmiş ve bu sebeple ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmada manevi tazminatın (TMK. m.174/2) amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını zedeleyen fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını tayin ederken; bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın sıfatını, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını, varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, bu haklara saldıranın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak, hukuka ve hakkaniyete uymak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, fiille orantısız olup çoktur.
Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/22954, K. 2012/30759, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama