KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/2358 E., 2012/2027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ordu Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.12.2010
- Numarası
- Esas no:2008/579 Karar no:2010/575
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davaların birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kadının boşanma davası, kusura ilişkin gerekçe, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 06.02.2012 günü temyiz eden davalı-davacı M. Y.. ile karşı taraf davacı-davalı A.Y.. vekili Av. A.Ş..geldiler.
Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Toplanan delillerden; davalı-davacı kocanın eşine fiziksel şiddet uygulamasına karşılık davacı-davalı kadının da birden fazla erkekle telefon görüşmesi ve mesajlaşmak suretiyle güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabülü gerekir.
Hal böyle iken davalı-davacının ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; davacı-davalı ile davalı-davacının aynı oranda kusurlu olduğu gerçekleştiğine göre verilen boşanma kararı bu sebeple sonucu itibarıyla doğru olup davalı-davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK.md.438/son) karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemez (TMK.md.174/1-2). Yasal koşulları oluşmadığından; davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddi gerekirken, kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Toplanan delillerden, davanın devamı sırasında 27.07.2010 tarihli oturumda verilen ara karar ile 2002 doğumlu müşterek çocuk Emirhan'ın tedbiren baba yanında kalmasına karar verildiği, babaya teslim edildiği, çocuğun halen baba yanında kaldığı anlaşılmaktadır. Çocuğun baba yanında bulunduğu dönemdeki bakımı, infak ve iaşesi babası tarafından karşılanmıştır.
Hal böyle olunca çocuk için anne yararına hükmedilen tedbir nafakasına (TMK.m.169) dava tarihi ile çocuğun fiilen babaya teslim tarihi arasındaki dönemle sınırlı olarak hükmedilmesi gerekirken, yazılı süreler için tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi; ayrıca iştirak nafakasına da boşanma kararının kesinleşmesi tarihi yerine, çocuğun fiilen anneye teslim tarihinden itibaren başlatılmasına karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/2358, K. 2012/2027, 6 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama