KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/3140 E., 2012/462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Silifke 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 19.10.2010
- Numarası
- Esas no:2009/421 Karar no:2010/513
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm koca tarafından ziynet alacağı, maddi tazminat, eşya talebiyle ilgili vekalet ücreti yönünden; kadın tarafından ise maddi tazminatın miktarı, manevi tazminat ve tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı kadının tüm, davalı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmanın eki niteliğinde olan maddi tazminat, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren muaccel (istenebilir) olur; bu nedenle hükmedilen maddi tazminata boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken, faizin dava tarihinden başlatılması doğru olmamıştır.
3-Başvurma harcı dava dilekçesindeki tüm bağımsız talepleri kapsar. Davacı kadın, dava dilekçesinde ziynet eşyalarının cins, nitelik ve sayısını bildirerek, bedelinin tahsilini istemişse de; bu talebinin miktarını (dava değerini) açıklamamış; nispi harca tabi bu talebin nispi peşin harcı da tamamlatılmamıştır. Harca tabi davalarda gerekli harç tamamlanmadan izleyen yargılama işlemleri yapılamaz.
Mahkemece, davacıdan ziynet alacağıyla ilgili olarak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesi çerçevesinde talep miktarını açıklamasının istenilmesi; açıklandığında Harçlar Kanununun 30-32. maddeler uyarınca nispi peşin harcın tamamlanmasının istenilmesi, tamamlanması halinde, ziynet alacağıyla ilgili davanın esasına girilmesi gerekirken; bu konuda yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/3140, K. 2012/462, 17 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama