KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/6170 E., 2012/4136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Cide Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 16.09.2010
- Numarası
- Esas no: 2007/33 Karar no:2010/264
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davanın Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı bulunmasının bu madde koşullarının gerçekleşmiş bulunduğunun ve hüküm fıkrasında Türk Medeni Kanunun 166/son maddesi yerine 166/3. maddesinin yazılmasının maddi hataya dayalı olmasına ve mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden; davalı kadının açtığı ilk boşanma davasının, boşanmayı gerektirecek bir durumun bulunmadığından reddedildiği, bu kararın kesinleşmesinden sonra davacı kocanın başka bir kadınla yaşamaya başladığı bizzat davacı kocanın tanığının beyanından anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı kocanın, kadına oranla daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken, mahkemece, davalı kadının daha fazla kusurlu olduğunun kabulü hatalıdır.
Türk Medeni Kanununu 166/son maddesinden açılan davada boşanma kararı verebilmek için kusurluluk şart değilse de; boşanmanın fer’i hükümleri bakımından kusur belirlemesinin yapılması gerekir. Bu bakımdan, mahkemenin davalı kadını daha ağır kusurlu kabul eden kusura ilişkin gerekçesi hatalıdır.
Ancak bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK.md.438/7).
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı gibi, davacı koca daha ağır kusurludur. Durum böyleyken mahkemece, davalı kadının yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin; davalının daha fazla kusurlu olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/6170, K. 2012/4136, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama