KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/6200 E., 2012/3725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Çemişgezek Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 14.12.2010
- Numarası
- Esas no: 2010/15 Karar no:2010/32
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece tarafların Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş ise de; 166/son maddeye dayanak yapılan Çemişgezek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/78 esas, 2003/31 karar sayılı kararının davacı H. K..’a tebliğ edilmediği, davalı E. K.. adına yapılan tebligatın da vekili yerine davalı asile yapılmış olması nedeniyle tebligatın geçersiz olduğu, mahkemenin ret kararının henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi şartlarının gerçekleşmediği nazara alınmaksızın boşanmaya karar verilmesi doğru değil ise de; hükmün boşanmaya yönelik bölümü temyizin kapsamı dışında olduğundan bozma nedeni yapılmamış, ancak yanılgıya işaret edinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hüküm fıkrasında karar altına alınan tedbir ve yoksulluk nafakasının "davacıdan alınıp, davalıya verilmesi" denilecek yerde, "davalıdan alınıp, davacıya verilmesi" şeklinde yazılmasının mahallinde düzeltilecek maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Retle sonuçlanan ilk davayı açarak boşanma nedeni yaratan davacı koca boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurludur. Davalının herhangi bir kusurunun varlığı kanıtlanamamıştır. Mahkemece bu yön nazara alınmadan tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve buna bağlı olarak da davalının Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında kalan maddi tazminat talebinin reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/6200, K. 2012/3725, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama