KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/6787 E., 2012/4000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Eskişehir 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.01.2011
- Numarası
- Esas no: 2010/171 Karar no:2011/36
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kocanın kabul edilen boşanma davası ile kusur, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-davalı kadının güven sarsıcı davranışlarına karşılık davalı-davacı kocanın da eşine hakaret edip, birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle iken mahkemece, davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu kabulü doğru değil ise de; eşit kusur durumunda da Türk Medeni Kanunun 166/1. maddesi uyarınca boşanma kararı verileceğinden davalı-davacı kocanın boşanma davasının kabulü hüküm sonucu itibarıyla doğru olup, boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK.md.438/7) ve davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda 1. bentte açıklandığı gibi taraflar boşanmaya neden olan olaylarda eşit derecede kusurludur. Eşit kusurlu eş yararına manevi tazminata hükmedilemez (TMK.md.174/2). Durum böyleyken, istemin reddi yerine eşit kusurlu davalı-davacı koca yararına manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup; bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 1. bentte açıklandığı gibi, boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 175. maddesindeki kusur durumu dışındaki diğer koşulların gerçekleşmiş olup olmadığı da değerlendirilerek, davacı-davalı kadın lehine yoksulluk nafakası talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle, yoksulluk nafakası isteminin reddine karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
4-Mahkemece, davacı-davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunun 169. maddesindeki tedbir nafakası verilmesi koşulları oluştuğu halde; yazılı şekilde ara kararıyla hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/6787, K. 2012/4000, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama