KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/6863 E., 2012/2072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ortaköy Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 24.11.2010
- Numarası
- Esas no:2008/418 Karar no:2010/331
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 7.2.2012 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların nafaka davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (6100 s.HMK.m.255). Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü sebep sayılmaz. Dosyada davacı-davalı koca tanıklarının olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur.
O halde davacı-davalı koca tanıklarının davalı-davacı kadının kocasına hakaret ettiği, fiziksel şiddet uygulamaya teşebbüs ettiği, şeklindeki beyanlarına itibar edilmelidir. Toplanan delillerden davacı-davalı kocanın ise müstakil konut temin etmediği, annesinin eşine hakaretlerine sessiz kaldığı, birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md.166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/6863, K. 2012/2072, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama