KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/7019 E., 2012/4394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2012
- Mahkemesi
- Suruç Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 14.07.2010
- Numarası
- Esas no:2009/4 Karar no:2010/72
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı (koca)'nın kendi boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı (koca)'nın, davalı-davacı (kadın)'ın boşanma davasına yönelik temyizinin incelenmesine gelince;
Davacı-davalı, boşanma davasından sonra davalı-davacı ile bir araya geldiklerini iddia etmiş, davalı-davacı (kadın) da temyize verdiği cevapla davadan sonra bir araya geldiklerini kabul etmiş fakat bu birlikteliğin kısa sürdüğünü beyan etmiştir. Taraflar boşanma davasından sonra bir araya geldiklerine göre önceki kusurları affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamışlardır. Bu durumda evlilik birliğinin çekilmez hale gelmediği, davalı-davacı kadının da boşanma davasının reddi gerekirken, kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davalı-davacı (kadın)’nın maddi tazminata ilişkin temyizine gelince;
Davalı-davacı, bankadan 12.000 TL.kredi çekip, kocasına verdiğini ileri sürerek bu bedelin tahsilini talep etmiştir. Bu talep boşanmanın fer’i niteliğinde değildir. Yatırılan başvurma harcı dava dilekçesindeki bütün istekleri kapsar. Mahkemece davalı-davacı kadının istemiş olduğu maddi tazminat için peşin nispi harç ikmal ettirilip (Harçlar Kanunu md.30-32) görev durumu da gözetilerek değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/7019, K. 2012/4394, 1 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama