KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/7333 E., 2012/5813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2012
- Mahkemesi
- Bursa 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 31.12.2010
- Numarası
- Esas no: 2009/1053 Karar no:2010/1731
Karar Metni
214 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından; tazminat miktarı, davalı-davacı tarafından ise, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan delillerden; davalı-davacı kocanın eşine hakaret ettiği, birlik görevlerini yerine getirmediği, ilk evliliğini sakladığını söyleyerek güven sarsıcı davranışta bulunduğu, davacı-davalı kadının da eşine hakaret etiği anlaşılmaktadır. Bu halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı koca da dava açmakta haklıdır.
Az kusurlu olan davacı-davalı kadının kendisinin de boşanma davası açması karşısında boşanmaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olur. Davalı-davacı koca bakımından Türk Medeni Kanunun 166/2. maddesindeki boşanma koşulları oluşmuştur. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün bulunmamasına göre, davalı-davacı kocanın boşanma davasının da kabulüne karar verilecek yerde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/7333, K. 2012/5813, 14 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama