İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/10405 K.2012/30190

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kocanın…

Esas2012/10405Karar2012/30190Tarih13 Aralık 2012Okuma4 dk · 766 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2012/10405 E., 2012/30190 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2012
Mahkemesi
Çivril Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Tarihi
03.11.2011
Numarası
Esas no:2010/2 Karar no:2011/576
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

766 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kocanın davasının kabulü, kusur belirlemesi, tedbir nafakasının başlangıç tarihi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

a- Davacı-davalı koca 24.09.2009 tarihinde terk (TMK md. 164) hukuki sebebine dayalı olarak boşanma davası açmış ve bu davasından 09.12.2009 tarihinde feragat etmiştir. Türk Medeni Kanununun 164. maddesi uyarınca eşe terk ihtarı tebliğ ettirilmesi eşin ihtar talep tarihinden önceki kusurlu davranışlarının affedilip, hoşgörüyle karşılandığına ve bu nedenle yeniden birlikte yaşama isteğine ilişkin bir irade açıklaması niteliğindedir.

Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar ise boşanma sebebi olamaz. Davacı-davalı koca, bu şekilde eşinin ihtardan önceki kusurlarını affettiği, ihtar tarihinden sonra da davalı-davacı kadından kaynaklanan boşanmaya sebep olabilecek nitelikte yeni bir olayın varlığı kanıtlanamadığına göre davacı-davalı kocanın davasının reddi gerekirken; yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir.

b-Türk Medeni Kanununun 185/3. maddesinde yer alan eşlerin sadakat yükümlülüğü evlilik birliği süresince geçerlidir ve boşanma yönünde oluşan karar kesin hüküm halini alıncaya kadar bu yükümlülük devam eder. Toplanan delillerle tarafların boşanma davaları ile ilgili yargılama devam ederken davacı-davalı kocanın 22.03.2011 tarihinde bir başka kadınla evlenmek amacıyla görüştüğü anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu hale göre boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı koca tamamen kusurludur. Kusur durumu böyleyken mahkemece tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek davalı-davacı kadının maddi-manevi tazminat taleplerinin reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

c- Davalı-davacı kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının davacı-davalı kocanın açtığı 04.01.2010 tarihli dava tarihinden geçerli olacak şekilde başlatılması gerekirken hatalı gerekçe ile davalı-davacı kadının açtığı dava tarihinden itibaren başlatılması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/a-b-c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden Zekeriya'ya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran İzabella'ya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.13.12.2012 (Per.)

KARŞI OY YAZISI

Değerli çoğunluk cinsel sadakatsizlik konusunda "BOŞANMA YÖNÜNDEN OLUŞAN KARAR KESİN HÜKÜM HALİNİ ALINCAYA KADAR" delil sunabileceğini ileri sürmektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri ile Türk Medeni Kanununun 184. maddesi hükmünde CİNSEL SADAKATSİZLİĞE özgü bir istisna bulunmamaktadır.

Usul Ekonomi İlkesi ise Yargılamanın HER AŞAMASINDA DELİL SUNMA olanağı anlamına gelmemektedir.

Aksi düşüncede Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Türk Medeni Kanununun 184. maddesi hükmünün DELİL SUNMA süresine ilişkin düzenlemeleri İÇİ BOŞ SÖZ YIĞINI haline gelir.

Boşanma davasında YARGILAMANIN HER ANI ve AŞAMASINDA delil sunma hakkını tanımak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. maddesi hükmüne açık bir aykırılık oluşturur. Usul hukukunda NORMATİF karşılığı olmayan değerli çoğunluk görüşüne katılabilmeme Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. maddesi hükmü izin vermemektedir.

Farklı düşünüyorum.

KARŞI OY YAZISI

Feragat; yapıldığı tarihten geçerli olarak, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve bu nedenle feragatten önceki olayların artık dava temeli yapılması, onlara dayanılması mümkün değildir. Feragatin önceki olaylara af etkisi yaratması söz konusu değildir. Bu bakımdan; terk hukuki sebebine (TMK md. 164) dayalı bir davada; davanın ön koşulu olan "terk ihtarı"nın talep edildiği tarihten önceki muhatabın boşanma sebebi olabilecek tüm kusurlarını süpürmesi (af), boşanma sebebine sadece "terk olgusuna etkisi varsa da; bu ihtara dayalı olarak, bekleme süresinden sonra açılması gereken, terke dayalı boşanma davasından davacının feragat etmesi; ihtar talep tarihi ile terke dayalı boşanma davasının açılması davası arasındaki, davalının varsa yeni kusurlu davranışlarını da affettiği sonucuna ulaşılamaz.

Bu bakımdan; davacının terke dayalı boşanma davasından feragat ettikten (25) gün sonra açtığı Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayalı yeni boşanma davasında; davalı eşinin, terk ihtar talep tarihi ile Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayalı yeni davasının açılma tarihi arasında gerçekleşen kusurlu davranışları varsa; bunları yeni açtığı temyiz incelemesine konu bu dava için dayanmasına ve dava temeli yapmasına yasal bir engel yoktur.

Açıklandığı gibi; davacı eşinin terk ihtarından önceki kusurlu davranışlarını affetmiş duruma düşmüştür. İhtar talep tarihi ile Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayalı olarak açtığı bu dava arasında da davalı eşine kusur olarak yüklenebilecek yeni bir olayın varlığını gösterdiği delillerle kanıtlayamamıştır. Bu durumda; davacı-davalı kocanın Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayalı boşanma davasının reddi gerekir.

Mahkemenin kocanın davasını kabul etmesi hatalıdır. Değerli çoğunluğun kocanın davasının reddine ilişkin bozma sonucuna katılmakla birlikte; bozma gerekçesinin açıkladığım yönde olması gerektiğini düşünüyorum. Değerli çoğunluğun davacı-davalı kadının birleşen boşanma davası ve kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasına ilişkin bozma sonuçlarına ise bütünüyle katılıyorum.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/10405, K. 2012/30190, 13 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karşı Oy Yazısı
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/10405
Karar No
2012/30190
Tarih
13 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/10405 K.2012/14097
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/10406 K.2012/45130
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/10406 K.2012/18612
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/10407 K.2012/45123
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/10407 K.2012/15624
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/10408 K.2012/18745

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.