KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/1124 E., 2012/21066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Kırşehir Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 4.10.2011
- Numarası
- Esas no:2010/363 Karar no:2011/676
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı (kadın)'ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı (koca)'nın, kendisi tarafından açılıp haklı bulunmadığından reddedilen boşanma davasından önce, eşinin tedavisiyle ilgilenmediği ve onu götürüp baba evine bıraktığı; boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden başlayarak geçen üç yılı aşkın süre zarfında da, ortak hayatın yeniden kurulamadığı, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu fiili ve hukuki durum karşısında boşanmaya yol açan fiili ayrılıkta davacı-karşı davalı (koca) kusurlu olup, davalı-karşı davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Hal böyleyken; kocanın kusursuz, kadının ise kusurlu kabul edilmesi ve buna bağlı olarak kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddedilmesi isabetsiz olmuştur.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/1124, K. 2012/21066, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama