KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/14500 E., 2013/1321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Tavşanlı 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 20.04.2012
- Numarası
- Esas no:2011/429 Karar no:2012/158
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından, reddedilen ilk davası, kadın yararına hükmedilen nafakalar, reddedilen manevi tazminat yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise davaların birleştirilmesine ilişkin kararlar, kocanın kabul edilen, kendisinin reddedilen boşanma davaları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın 05.07.2011 tarihinde açtığı ilk boşanma davası ile davalı-davacı kadının davaların birleştirilmesi kararlarına ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının reddedilen kendi boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Toplanan delillerden ilk davasını açtığı 05.07.2011 tarihinden sonra davalı-davacı kadının 14.10.2011 ve 14.11.2011 tarihlerinde ceza davasını da konu olan davranışlarıyla, kocasına ağır sözlerle hakaret ettiği; buna karşılık davacı-davalı kocanın da ceza davasından mahkumiyetine de konu olduğu şekilde eşine karşı basit tıbbi tedavi ile giderilebilir nitelikte fiziksel şiddete başvurduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu olaylar karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını gerektiren olaylarda sadece davalı-davacı kadın kusurlu olmayıp; davacı-davalı koca da kusurludur. Taraflardan birinin kusurunun diğerinden daha ağır olduğu söylenemez. Davalı-davacı kadının davası bakımından da Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesindeki boşanma koşulları oluşmuştur.
Durum böyleyken; mahkemece boşanmaya davalı-davacı kadının davasının da kabulü suretiyle karar verilmesi gerekirken; yetersiz gerekçeyle reddi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
22.01.2013 (Salı)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/14500, K. 2013/1321, 22 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama