KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/15247 E., 2012/23588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Dazkırı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 21.10.2010
- Numarası
- Esas no:2010/73 Karar no:2010/128
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından, kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, kocanın boşanma davası, kadının tedbir nafakası ve boşanmanın fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Toplanan delillerden ve özellikle davacı-davalı kocanın hakkındaki ceza davası dosyasındaki beyanlarından; evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda; eşinin bağımsız konut isteğine yanaşmayan, ziynetlerine el koyduğu eşine fiziksel şiddet uyguladıktan sonra onu baba evine bırakan davacı-davalı kocanın tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı-davacı kadına atfedilen olayların ise bir kısmının eski tarihli olup, bahsedilen olaylardan sonra evlilik birliği devam ettirildiğinden affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış bir bölüm olayların ise yer ve tarihleri açıklanmayan inandırıcılıktan uzak soyut ifadelere dayalı olması sebebiyle davalı-davacı kadın aleyhine kusur tespitine esas alınamayacağı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı-davalı kocanın kusur tespitine yönelik temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi; bu durumda davacı-davalı kocanın boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü ile boşanmaya karar verilmesi de isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı-davacı kadının bağımsız olarak açmış olduğu tedbir nafakası davası (TMK.md.197) kocanın boşanma davası ile birleştirilmiş ve her iki davanın yargılaması birlikte yapılmıştır. Bu durumda; birleştirilen nafaka davası konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken; bu yönün de göz önünde bulundurulmaması da usul ve yasaya aykırı olmuştur (HUMK.md.74; HMK.md.26).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/15247, K. 2012/23588, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama