KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/17318 E., 2012/22396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Menderes Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 25.04.2012
- Numarası
- Esas no:2012/138 Karar no:2012/268
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "nafaka" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı (kadın) tarafından boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakanın mikarları yönünden; davacı- davalı (koca) tarafından ise kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece tarafların "eşit kusurlu" oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiştir.
Oysa yapılan soruşturma ve toplanan delilerden; kocanın, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, başka kadınlarla görüştüğünü tanıklar yanında açıkça ifade ederek " ... onlar kadın, benim karım kadın değil" dediği ve defalarca eşine " paçavra, hizmetçi, evden git, seni istemiyorum" şeklinde sözler söyleyerek aşağıladığı dava açılmasından sonra da devam eden fiziki şiddet uyguladığı; davalı-davacı (kadın)'ın ise, kocası hakkında çirkin dedikodular çıkardığı, amcasının oğlunun karısıyla ilişkisi olduğunu söylediği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylardan tarafların eşit değil; davacı -davalı (koca)'nın eşine göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Davalı-davacı az kusurlu ise de, mevcut olaylara göre evlilik birliğinin devamı eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olduğu da kuşkusuzdur.
Az kusurlu olan davalı-davacı (kadın)'ın davaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında kadın bakımından korunmaya değer bir yararın kalmadığı, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi şartlarının davada gerçekleştiği görülmektedir.
Bu bakımdan kadının boşanma davasına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, sonucu bakımından doğru olan boşanma kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanması uygun bulunmuş (HUMK. md. 438/9), davalı- davacı (kadın)'ın bu yöne ve aşağıdaki bendin dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları ile kocanın nafakalara ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda birinci paragrafta açıklanan sebeplerle boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı (kadın)'ın eşit kusurlu değil, diğer tarafa göre daha az kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus dikkate alınarak, davalı-davacı (kadın) yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi gereğince uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken; tarafların eşit kusurlu olduğundan bahisle bu isteklerin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/17318, K. 2012/22396, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama