KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/17445 E., 2013/9353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25.1.2012
- Numarası
- Esas no:2011/1495 Karar no:2012/68
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma
Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir (HMK md.33). Dava dilekçesi içeriğine göre dava, ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczinin tespiti (TMK. 605/2) isteğine ilişkindir. Mirasçı alacaklılara karşı bir süreye bağlı kalmaksızın terekenin borca batık olduğunun tespitini alacaklıları hasım göstermek suretiyle açacağı bir dava ile isteyebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olup olmadığını tayin ve tespitte "dava konusunun değeri ve miktarı" ölçüsünü kaldırmış, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğunu hükme bağlamıştır (HMK md. 2/1)
Kanunda bu konuda aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin davalarda davanın değeri ne olursa olsun asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Gerçekleşen bu durum karşısında dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi ve yanlış niteleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/17445, K. 2013/9353, 4 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama