KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/2153 E., 2012/5032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ankara 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 21.04.2010
- Numarası
- Esas No:2010/428 Karar No:2010/573
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 20.10.2011 gün ve 14386 - 16552 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; Mahkemece; tarafların anlaşmalarına dayanılarak Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce "temyiz isteğinin, kişisel ilişki ve iştirak nafakasının gelecek yıllarda artırımına" ilişkin olduğu belirtilerek karar, "bu yönlerden protokole uygun hüküm tesis edilmek üzere" bozulmuştur.
Davacı, karar düzeltme talebinde bulunmuş; karar düzeltme dilekçesinde " temyiz nedenlerini hükmün belirli bölümleriyle sınırlandırmadıklarını, taraflar arasında imzalanan boşanmanın mali ve fer'i sonuçlarına ilişkin protokol hükümlerinin tümünün noksansız olarak karara yazılmadığını ve protokolün onaylandığına ilişkin bir hüküm de kurulmamış olduğu için kararı temyiz ettiklerini, Yargıtay'ın açık bir sınırlama olmadığı halde, "temyiz incelemesinin sınırlandırılmasının ve sadece bu yönlerle sınırlı olarak inceleme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu" ileri sürerek kararın düzeltilmesini istemiştir.
Gerçekten de, davacının temyiz dilekçesinde, bozma isteğini hükmün belirli bölümleriyle sınırlandırmadığı "protokol hükümlerine uygun hüküm tesis edilmediğinden" bahisle usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulmasını talep ettiği görülmektedir.
Tarafların, boşanma ve fer'ileri ile mali sonuçları ve çocukların durumu hususunda anlaştıkları, buna ilişkin aralarında düzenledikleri protokolü mahkemeye sundukları ve duruşmadaki beyanlarında da protokol içeriğini aynen tekrar ettikleri görülmektedir. Bu durumda hakim taraflarca kabul edilmiş olan protokolde bir değişiklik yapmadığına ve taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulduğuna göre, protokole uygun hüküm tesis etmek, diğer bir ifade ile protokoldeki bütün hususları hükme geçirmek ve bu protokole geçerlilik tanımak için onaylamak (TMK. md.184/4) böylece edayı sağlayacak şekilde hüküm oluşturmak zorundadır. Protokolün bir kısmının hükme geçirilip, bir bölümünün hüküm dışında bırakılması ve onayına ilişkin bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla davacının karar düzeltme talebi yerinde görüldüğünden Dairemizin bozma kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda gösterilen sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/2153, K. 2012/5032, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama