KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/21647 E., 2013/7931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ümraniye 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.04.2012
- Numarası
- Esas no:2010/1181 Karar no:2012/472
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı koca tarafından reddedilen kendi davası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kocanın ve kendisinin reddedilen davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-karşı davalı kocanın temyizinin incelenmesinde;
Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi; boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir hükmünü içermektedir. Davacı kocanın ilk açtığı boşanma davası 16.09.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalı kadının cevap dilekçesinde Yalova Aile mahkemesinin 2005/42 esas sayılı dosyasında belirlenen tedbir nafakasını Yalova İcra Müdürlüğünün 2005/741 esas sayılı dosyası ile aldığını belirtmesi ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde eşlerin bir araya gelmedikleri ve Türk Medeni Kanununun 166/son maddesinin koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Davalının bunun aksi yönde bir savunması da bulunmamaktadır.
Mahkemece boşanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Davalı-karşı davacı kadının temyizine gelince; Toplanan delillerden; davaya konu edilen ziynet eşyalarına, davacı-davalı koca ile babasının birlikte el koyduğu ve geri vermedikleri, çeyiz eşyalarının ise davacı-karşı davacı kocanın temin ettiği bir depoda olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında; dava konusu ziynet ve çeyiz eşyalarının cins, nitelik, sayısı ve dava tarihindeki değerleri belirlenerek; gerektiğinde bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak; gerçekleşecek sonucuna göre isteğin kabulüne karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/21647, K. 2013/7931, 21 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama