KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/22571 E., 2013/8483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ankara 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 13.07.2012
- Numarası
- Esas no:2010/1773 Karar no:2012/1057
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminatların miktarı yönünden; davalı koca tarafından ise kusur belirlemesi, tedbir nafakası ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden; davacı kadının dava tarihinde çalıştığı, eşinden daha fazla gelire sahip olduğu ancak 30.05.2011 tarihinde işten çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların gelir durumları nazara alındığında davacı kadının çalıştığı dönemler yönünden Türk Medeni Kanunun 169. maddesi gereğince tedbir nafakası koşullarının oluşmadığının kabulü gerekir. O halde davacı kadın yararına işten çıkarıldığı tarihten itibaren tedbir nafakasına karar vermek gerekirken, dava tarihinden itibaren karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı kadının maddi ve manevi tazminat ile ilgili faiz talebi olduğu halde bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru değildir.
4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/22571, K. 2013/8483, 27 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama