KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/22823 E., 2013/8636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
- Mahkemesi
- Enez Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 18.7.2012
- Numarası
- Esas no:2010/55 Karar no:2012/68
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakaların miktarı, velayet, kişisel ilişki, müşterek konutun tahsisi talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davacı kocanın sadakatsizliğinin boşanma davası açıldıktan sonra gerçekleşmiş olduğu ve bu nedenle hükme esas alınamayacağı belirtilerek davalının ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle boşanmaya karar verilmiştir. Eşler arasında sadakat yükümlülüğü evlilik birliği sona erinceye kadar devam eder (TMK.md.185).
Bu bakımdan; boşanma davasının açılmasından sonra gerçekleşse bile, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareketin, boşanmadaki kusur tespitine etkisinin göz önüne alınması gerekir.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kadının birlik görevlerini yerine getirmediği, eşinin güvenini sarsacak sözler söyleyip, eşine hakaret ettiği, davacının da eşine birden fazla fiziksel şiddet uygulayıp, davalıyı ortak konutdan gönderdiği ve bir başka kadınla yaşadığı, bu nedenle sadakat yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu olaylar göz önüne alındığında, boşanmaya neden olan olaylarda, eşine göre davacı koca daha ağır kusurlu kabul edilmelidir. Durum böyleyken; mahkemece davalı kadının daha ağır kusurlu kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, bu hatalı kusur belirlemesi gerekçe gösterilmek suretiyle davalının maddi (TMK.m.174/1) ve manevi (TMK.m.174/2) tazminat taleplerinin reddedilmesi de doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Değerli çoğunluk "DAVA TARİHİNDEN SONRA" tahkikat aşamasında gerçekleşen sadakatsizlik vakıasını bozma hükmüne esas almıştır. Davadan sonra gerçekleşen VAKIALAR ancak yeni bir davanın konusu olabilir. VAKIALARIN GENİŞLETİLMESİNE diğer taraf MUVAFAKAT etmediği ve usulüne uygun bir ISLAH dahi olmadığına göre sadece dava öncesi vakıalara göre karar verilebilir. Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/22823, K. 2013/8636, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama