KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/2302 E., 2012/6212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
- Mahkemesi
- Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29.01.2010
- Numarası
- Esas no: 2010/30 Karar no:2010/16
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen yetkisizliğe dair olan hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı kurum, kuruma bağlı “Çorum Huzurevi ve Rehabilitasyon Merkezinde” bakım ve koruma altında bulunan zihinsel özürlü 1977 doğumlu Ö. K..’in, 26.10.2004 tarihinde kuruluşu terk ettiğini, o tarihten beri kendisinden haber alınamadığını ileri sürerek, bu kişi hakkında gaiplik kararı verilmesini istemiştir. Buna göre istek, Türk Medeni Kanununun 32. maddesine dayanmaktadır.
Gaiplik kararı, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’de hiç yerleşmemiş ise nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer, böyle bir kaydı da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesinden istenebilir (TMK.md.32/2). Dosya içerisindeki 29.12.2010 tarihinde elektronik ortamda mernisten elde edilen nüfus kaydında, hakkında gaipliğine karar verilmesi istenilen Ö.K..’in yerleşim yerinin “C... Cad. .. Mah. No:.. Çorum” olduğu görülmektedir.
Merkezi Adres Kayıt Sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresi, aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği md.13/1). İlgilinin, kayıtta yer alan yerleşim yeri adresini gösteren bilginin aksi yönünde dosyada bir delil bulunmamaktadır. Öyleyse işin esasının incelenmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir.
2-Kabule göre de; Hukuki yarar, dava şartıdır. Yargılamanın her aşamasında res’en gözetilir. Gaiplik kararı, ölüme bağlı hakların, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılmasını sağlar (TMK.md.35/1). Bu itibarla bu kararın verilmesini, hakları bu kişinin ölümüne bağlı olanlar isteyebilir (TMK.md.32/1). Davacı kurumun ilgili hakkında gaiplik kararı istemesinde korunmaya değer ne gibi bir hukuki yararının bulunduğu tespit edilmeden hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/2302, K. 2012/6212, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama