KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/23059 E., 2013/9069 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Silifke 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 07.03.2012
- Numarası
- Esas no:2010/536 Karar no:2012/125
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; boşanma ve katkı payı alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalının evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği, eşine değişik zamanlarda şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2-Davacı kadın dava dilekçesinde, boşanma ve boşanmanın eki niteliğinde olan velayet, nafaka ve manevi tazminat talepleriyle birlikte evlilik birliği içinde alınan taşınmaza yönelik katkı payı alacağı talebinde de bulunmuştur. Davacının bu talebi, boşanma davasının eki niteliğinde olmayıp, bağımsız bir talep olarak nispi harca tabidir.
Başvuru harcı dava dilekçesindeki bütün bağımsız talepleri kapsadığından; davacının katkı payı alacağı davası açmış olduğunda bir duruksama yoktur. Ne var ki; katkı payı alacağı talebine ilişkin nispi peşin harç alınmamıştır. Nispi karar ilam harcının peşin ödenmesi gereken bölümü (nispi peşin harç) ile maktu harca tabi davalar için, bu harçlar tamamlanmadan, davanın esasına girilemez.
Bu nedeniyle; davacıya katkı payı alacağı talebine yönelik nispi harcı tamamlaması için süre verilerek (Harçlar Kanunu md. 30-32); harcın tamamlanması halinde, boşanma hükmünün kesinleşmesi halinde görülebilir hale geleceği de gözetilerek, bu davanın ayrılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/23059, K. 2013/9069, 2 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama