KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/24895 E., 2013/10344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Bucak 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 27.06.2012
- Numarası
- Esas no:2010/1238 Karar no:2012/222
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından; manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat ve nafaka miktarı yönünden, davalı (koca) tarafından ise; kusur belirlemesi, maddi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde eşini evden kovan, doğum yaptığında ilgilenmeyen, eşini ve müşterek çocuğunu arayıp sormayan davalı koca tam kusurludur. Davacıdan kaynaklanan bir kusur davalı tarafından ispat edilememiştir.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/24895, K. 2013/10344, 11 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama