KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/2898 E., 2013/6143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2013
- Mahkemesi
- Şuhut Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 1.12.2011
- Numarası
- Esas no:2011/26 Karar no:2011/342
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki "evliliğin iptali" ve "boşanmaya" ilişkin karşı davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
2-Tarafların mahkemece de tespit edilen kusurlu eylemlerine göre evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda eşit derecede kusurlu bulundukları anlaşılmaktadır.
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
3-Davacı-davalı kocanın davası reddedilip, davalı-davacı kadının davası kabul edildiğine göre, her iki dava yönünden kadın lehine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Tarafların sadakat yükümlülüğü evlilik birliğinin kurulmasıyla başlar (TMK.md.185). Davalı kadının evlilik öncesi cinsel ilişki yaşamış olması (bakire olmaması) boşanma davasında davalı kadın için kusur oluşturmaz. Bu durum koşulları varsa Türk Medeni Kanununun 149/2 ve 150. maddelerdeki nispi butlan sebeplerini oluşturabilir. Yukarıda açıkladığımız sebeplerle değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/2898, K. 2013/6143, 7 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama