KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/3491 E., 2012/22654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sinanpaşa Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 26.07.2011
- Numarası
- Esas no:2010/133 Karar no:2011/292
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kocanın boşanma davasının kabulü ile kadının bağımsız tedbir nafakası davasında kendisi için talep ettiği tedbir nafakası talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davacı kocanın 2004 yılında geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yapılan tedavisi sırasında gerekli ilgi ve desteği göstermediği hususu davalı kadına kusur olarak yüklenerek boşanma kararı verilmiş ise de; toplanan delillerle tarafların bu olaylardan sonra evliliği dört yıl devam ettirip, bu sürede birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı koca eşinin açıklanan kusurlu davranışlarını affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış sayılmalıdır.
Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar ise boşanma nedeni olarak kabul edilemez. Davalı kadının bu olaydan sonraki dönemde de evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını gerektirebilecek kusurlu bir davranışı kanıtlanamamıştır. Aksine, davacı kocanın eşine "Yeter artık seni istemiyorum!" diyerek ortak konuttan kovduğu ve onu baba evinde yaşamaya zorladığı anlaşılmaktadır.
Durum böyleyken; mahkemece davanın reddi yerine, yetersiz gerekçeyle boşanmaya karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Yukarıda birinci bentte açıklandığı gibi, davalı-davacı (kadın)'ın oluşan geçimsizlikte bir kusuru kanıtlanmamıştır. Buna karşılık, davacı-davalı (koca), eşini ortak konuttan kovmuş olmakla; davalı-davacı kadın ayrı yaşamada haklıdır. O halde Türk Medeni Kanununun 197. maddesinden açılan bağımsız tedbir (geçim) nafakası davasında davalı-davacı kadın yönünden de uygun miktarda tedbir (geçim) nafakası takdir edilmesi gerekirken talebin yetersiz gerekçeyle reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/3491, K. 2012/22654, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama