KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/3740 E., 2013/5680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ankara 9. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.12.2011
- Numarası
- Esas no: 2010/462 Karar no:2011/1648
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, tedbir nafakası ve vekalet ücreti yönünden; davacı tarafından ise, nafaka ve tazminatların miktarları yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 05.03.2013 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... ile vekili ... ve karşı taraf temyiz eden davacı ... İle vekili ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalının delil listesinde gösterilen tanıklardan ... dinlenmemiştir. Davalı vekili bu tanığın dinlenmesinden vazgeçmemiş, aksine dinlenmesinde ısrar etmiştir. Yasal olarak tanıklıktan çekinme hakkı olanlar (HUMK. m. 245, 246 ) ve bu haklarını kullanarak tanıklık yapmak istemeyenler dışında tanıklık yapmak zorunludur.
Mahkemece, bu tanık 21.7.2011 tarihli oturuma davet edilmiş, “tanıklığa engel halinin” bulunmadığı tutanağa geçmiş, yemin edeceği de ihtar edilmiş, şahadetten imtina sebebi (HUMK. 245 ve 246) bulunmadığı ve tanığın bu yönde bir beyanı da olmadığı halde, “davacı hakkında özel hayatın gizliliğini ihlalden açılan ve halen görülmekte olan ceza davasının müştekisi olduğunu” bildirmesi üzerine tanık dinlenmeden duruşmadan çıkarılmıştır.
Tanık olarak gösterilen kimse ile davanın taraflarından birisi arasında görülmekte olan bir ceza davası nedeniyle husumet bulunması, imtina sebebi değil, yeminsiz dinlenmesi için sebep olabilir. Ve bu durum, tanığın beyanının hakim tarafından takdirinde gözetilebilir. Bu bakımdan mahkemenin adı geçen tanığı dinlemeden, davalı vekilinin bu yöndeki isteğini reddederek, eksik inceleme ile hüküm kurması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/3740, K. 2013/5680, 5 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama