KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/4867 E., 2013/462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Küçükçekmece l. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 08.02.2011
- Numarası
- Esas no:2010/457 Karar no:2011/1196
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "ziynet alacağı" davası ile "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı koca tarafından kadının boşanma davası ve ziynet eşyası alacağı davasının kabulü ve kendi davasının reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.01.2013 günü temyiz eden davalı-karşı davacı A.K.vekili Av. Ş. B.A.ve karşı taraf davacı karşı davalı H.G. K.vekili Av. O.T. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı, boşanma davasına ilişkin dava dilekçesinde evlenme sırasında kendisine takılan dilekçesinde adet ve cinslerini gösterdiği ziynetlerinin kocası tarafından rızası hilafına alınıp bozdurularak kardeşinin nişan borcunun ödendiğini ileri sürmüş, davalı-karşı davacı ise dava konusu takıların, evden ayrılırken eşi tarafından beraberinde götürüldüğünü savunmuştur.
Dava konusu ziynetlerin davalı-karşı davacı (koca) tarafından davacıdan alınıp bozdurulduğuna ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Davacı- karşı davalı (kadın)'ın müşterek evden şahsi eşyalarını da alarak kocası yokken arkadaşıyla birlikte ayrıldığı toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı tanığı Hanım, davacıya ait takıların Halkalı'daki ortak konutta bulunan kasada muhafaza edildiğini ifade etmiştir.
Davacı-karşı davalı, dava konusu ziynet eşyalarını evi terk ederken zorla elinden alındığı ve götürmesine engel olunduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Davacı-karşı davalı (kadın), bunları götürmesine engel olunduğunu, zorla elinden alındığını, götürme fırsatı elde edemediğini ispat edememiştir. Ortak konutu, kocası yokken arkadaşıyla birlikte terkeden ve giderken şahsi eşyalarını alan davacı -karşı davalının ziynetlerini götürme fırsatı elde edememiş olması inandırıcı değildir.
Öyleyse davacı- karşı davalı (kadın)'ın ziynetlerle ilgili talebinin reddi gerekirken yetersiz gerekçe ile kabulü doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Davalı-karşı davacı (koca) temyiz aşamasında, kadının başka erkeklerle samimi pozlarda gösteren fotoğraflarını sunmuştur. Evlilik birliğinde eşlerin birbirlerine sadakat yükümlülüğü (TMK. md. 185/3) boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar yasal olarak devam eder. Bu yükümlüğe aykırı davranış da kusur oluşturur. Davadan sonra da olsa, bu olgu sabit olduğu takdirde davanın sonucuna ve boşanmanın fer'ilerine etkili olacaktır.
Bu bakımından davalı-karşı davacının temyiz aşamasında sunduğu bu fotoğraflarla ilgili, mahkemece gereğinde davacı-karşı davalı (kadın) isticvap olunarak bilgi alınmalı ve bu vakıaya ilişkin göstereceği deliller varsa toplanmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre tarafların boşanmadaki kusur durumları ve boşanmanın fer'ileri düzenlenmelidir. Bu sebeple sayın çoğunluğun boşanma ve fer'ileriyle ilgili onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/4867, K. 2013/462, 15 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama