KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/4908 E., 2012/24342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Bursa 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.12.2011
- Numarası
- Esas no: 2010/1323 Karar no:2011/1586
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından, kusur belirlemesi, maddi tazminat, yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat, maddi tazminatın miktarı ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle gerekçeli kararın hüküm bölümünün üçüncü bendinde 5000 TL. olarak belirlenen nafakanın Türk Medeni Kanununun 176/1. maddesi uyarınca kararlaştırılan toptan yoksulluk nafakası niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan tahkikat ve toplanan delillerden; davalı-davacı kadının kocasına ve kayınvalidesine hakaret ettiği, birlik görevlerini yerine getirmediği; buna karşılık davacı-davalı kocanın ise eşine ve kayınvalidesine hakaret ettiği, eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve onu istemediğini söylediği; böylece mahkeme gerekçesinde taraflara yüklenilen kusurlu davranışlar eksik belirtilmekle birlikte, kusur dağılım ve derecesi bakımından mahkemenin de kabul ettiği gibi, boşanmaya neden olan olaylarda eşine göre davacı-davalı kocanın daha fazla kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/4908, K. 2012/24342, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama