KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/7821 E., 2012/27806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Ankara 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.11.2011
- Numarası
- Esas no: 2010/682 Karar no:2011/1624
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı koca tarafından, kusur belirlemesi, kadın lehine verilen maddi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden; davacı-karşı davalı kadın tarafından ise katılma yoluyla manevi tazminat isteğinin reddi ile maddi tazminat ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kocanın tüm, davalı -karşı davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı kocanın, yaptığı kaza sonucu ağır yaralanan davacı-karşı davalı eşinin hastalığı ile ilgilenmediği, onu tedavi ettirmediği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür.
Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı ve davalı-davacının boşanmaya sebep olan kusurlu davranışlarının davacı-davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesindeki koşullar gerçekleşmiştir.
O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/7821, K. 2012/27806, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama