KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/7947 E., 2012/10489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11.10.2000
- Numarası
- Esas no:2000/348 Karar no:2000/697
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava boşanmaya ilişkin olup 12.05.2000 tarihinde açılmıştır.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1. maddesi, Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç ikinci kitabından (TMK. m.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, aynı yasanın geçici 1. maddesi de; aile mahkemesini kurulan yerlerde bu mahkemeler faaliyet geçtiğinde yargı çevresi içerisinde ve görev alanına giren sonuçlanmamış dava ve işlerin, yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır.
Mahkemenin, yargı çevresi içerisinde karardan sonra aile mahkemesi kurulmuş ve faaliyete geçmiştir.
Hüküm temyiz edildiğine göre dava sonuçlanmamış haldedir. 4787 sayılı yasanın geçici 1. maddesi uyarınca davanın yargı çevresi içindeki görevli ve yetkili aile mahkemesine devredilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
4787 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde "sonuçlanmamış dava ve işlerin" aile mahkemelerine devredileceğini öngörmektedir. Yasadaki, "sonuçlanmamış" deyimi yargılaması devam eden, karara bağlanmamış olan anlamındadır. Temyiz incelemesine konu dava ise karara bağlanmıştır. Bu nedenle, bu aşamada devir kararı verilmesini gerektirecek bir durum yoktur. Kararın esasının temyizen incelenmesi gerekir. Temyiz incelemesi sonucu usul veya esas yönünden karar bozulduğu takdirde ise, dava yeniden sonuçlanmamış halde geleceğinden; mahkemece bozmaya uyulması ve daha sonra devir kararı verilmesi söz konusu olabilecektir. Açıkladığım nedenlerle, değerli çoğunluğun bozma sebebine katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/7947, K. 2012/10489, 24 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama