İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/8428 K.2013/3242

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2012/8428Karar2013/3242Tarih12 Şubat 2013Okuma3 dk · 520 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2012/8428 E., 2013/3242 K.·Davalılar

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Dava türü
İpoteğin Kaldırılması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Türk Medeni Kanununun 1023.madddesi gereğince tapuya itimat ilkesinin geçerli olmasına ve davacı tarafından, ipotek tesisi sırasında dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun davalı banka tarafından bilindiğinin ve davalı bankanın kötüniyetli olduğunun ispatlanmamış bulunduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.12.02.2013 (Salı)

KARŞI OY YAZISI

Yerel mahkeme; "aile konutu üzerinde hak sahibi olan kocanın, davacı eşinin rızasını almadan dava dışı üçüncü kişinin borcunun teminatı olmak üzere davalı banka lehine ipotek tesis ettirdiğini" kabul etmiş; "icra takibi sırasında yapılan kıymet takdirinde davacı eşin hazır bulunduğundan ve kıymet takdir raporunun aynı evde bulunan davacı eşe tebliğ edildiğinden hareket ederek, davacının ipotek işlemini dava tarihinden dokuz ay önce öğrendiği ve bildiği sonucunu çıkarmış, makul sürede dava açmayarak ipoteğe zımni (örtülü) olarak rıza gösterdiğinin kabul edilmesi gerektiğini" belirterek davayı bu gerekçe ile reddetmiştir.

Her şeyden önce, Türk Medeni Kanununun 194. maddesi; aile konutu üzerinde hak sahibi eşin, konutu devrini veya konut üzerindeki hakların sınırlanmasını diğer eşin "açık rızasına" bağlamıştır. Şu halde, Kanun bu hususta örtülü rızayı ya da işleme onay verildiğine delalet eden bir takım davranışlardan çıkarılan rızayı yeterli görmemiştir. Öyle olsaydı, Yasakoyucu "açık rıza" kavramını kullanmaz, Yasanın diğer bir çok maddesinde (m. 16/1, 188/2, 204, 215, 223, 229/1, 251, 263, 264, 308/2, 309, 451) olduğu gibi, "rıza" kavramını yeterli görürdü. Açık rıza, işlemin geçerliliği için şarttır. Bu bakımdan yerel mahkemenin "davacı ipoteği öğrendi, dokuz ay sonra dava açması, ipoteğe rıza gösterdiği anlamına gelir" şeklindeki gerekçesi yasal değildir.

İpotek tesis edilen konutun, davacı ve eşinin "aile konutu" olduğu tartışmasızdır. Davacı eşin açık rızası alınmadan, hak sahibi eş tarafından dava dışı üçüncü kişinin borcunun teminatı olmak üzere davalı banka lehine 21.1.2008 tarihinde ipotek tesis ettirildiği görülmektedir. İpotek tesisinden önce tapu kütüğüne konutun "aile konutu" olduğuna dair bir şerh konulmamıştır.

Böyle bir durumda lehine ipotek tesis edilen kimse iyiniyetli ise Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğince kazanımı korunacaktır. Kanunun iyiniyete sonuç bağladığı durumlarda da, aslolan iyiniyetin varlığıdır. Ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse de iyiniyet iddiasında bulunamaz. (TMK. m. 3) Davalı banka "tacir"dir. Her tacir gibi bütün ticari faaliyetlerinde yasal olarak basiretli hareket etmekle yükümlüdür.

(TTK. m. 20/2) Bu yükümlülük, alacağına teminat olarak gösterilen taşınmazın hukuki ve fiili durumunu bilmeyi de gerektirir. Kendisinden beklenen bu özeni göstermemiş ise, iyiniyet iddiasında bulunamaz. Vakıa ve karinelerden olayda iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumu belirmiş olan kimsenin kötüniyetinin diğer tarafa ispat ettirilmesine de lüzum yoktur. (14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Tev. İçt.

Kararı.) Öyleyse davacı eşin açık rızası alınmadan tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile isteğin reddi doğru değildir. Bu sebeple sayın çoğunluğun "onama" kararına iştirak etmiyorum.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/8428, K. 2013/3242, 12 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8428
Karar No
2013/3242
Tarih
12 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/8430 K.2013/4187
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8431 K.2013/1865
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/8431 K.2013/4188
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/8432 K.2013/4190
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/8433 K.2013/1614
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/8433 K.2013/1051

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.