KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/9732 E., 2012/14417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Kaman Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 11.11.2010
- Numarası
- Esas no:2010/7 Karar no:2010/341
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar, ziynetler ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 06.04.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı M. Ş. vekili Av. K. A. ve karşı taraf temyiz eden davacı E. Ş. vekili Av. Y. T. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın, davalı adına kiralanan kasada bulunan, toplam 285 gr bileziğin aynen, olmadığı takdirde, bedeli olan 12.682,50 TL nın ödeme tarihindeki bedellerinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı koca, 26.10.2010 tarihli duruşmada düğünde takılan çeyrek altınların da burma bileziğe dönüştürüldüğünü ve toplam 10 adet her biri ortalama 20-25 gram ağırlığındaki bileziğin banka kasasına konulduğunu kabul etmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda, düğünde davacıya 8 adeti 20 şer gr, 5 adeti 5 gr olmak üzere 13 adet bilezik ve 119 gr bileziğe denk gelen 68 adet çeyrek altın olmak üzere toplam 304 gram altın takıldığı bildirilmiştir. Mevcut delillere göre davacının 285 gr bilezik iddiasının sübuta erdiği nazara alınarak 285 gr altının dava tarihindeki değeri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Ziynetler yönünden davacı kadın yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de isabetsiz olmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/9732, K. 2012/14417, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama