KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/12984 E., 2013/19681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 5. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 9.7.2012
- Numarası
- Esas no:2011/269 Karar no:2012/512
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davalı-davacı koca tam kusurlu kabul edilerek kadının boşanma davasının kabulü, kocanın boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-davacı kocanın eşine hakaret edip onu aşağıladığı, ölümle tehdit ettiği, fiziksel şiddet uyguladığı, davacı-davalı kadının da eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır.
Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı koca, davacı-davalı kadına göre daha ağır kusurlu olmakla birlikte kocanın davası yönünden de Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları oluşmuştur. O halde kocanın davasının da kabulü gerekirken reddi doğru olmamıştır. Ancak kadının davası yönünden verilen boşanma kararı temyiz edilmeyip kesinleştiğine göre, kocanın davası konusuz kalmıştır.
Konusuz kalan bir dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekle birlikte; bu davayı açanın dava açmakta haklı olup olmamasına bağlı olarak yargılama gideri ve vekalet ücretiyle ilgili hangi tarafın sorumlu tutulacağına da karar verilmesi gerekir. Bu nedenlerle mahkemece konusuz kalan davalı-davacı kocanın boşanma davası hakkında açıklanan çerçevede bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/12984, K. 2013/19681, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama