İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/13765 K.2014/3720

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2013/13765Karar2014/3720Tarih24 Şubat 2014Okuma5 dk · 1.054 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2013/13765 E., 2014/3720 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2014
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.054 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davacı kadın tarafından Türk Medeni Kanununun 286. maddesi uyarınca soybağının reddi davasını açma hakkının bulunmamasına çocuk tarafından da bir dava açılmadığına ve davalı koca ile çocuk arasındaki soybağı ilişkisinin kaldırılmamış olmasına göre, kararın sonucu itibariyle doğru olduğunun anlaşılmış olmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,

peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.24.02.2014(Pzt.)

(Muhalif)

25.20 TL. İlam H. 24.30 TL. Peşin H. 00.90 TL. Kalan H.

119.00 TL.T.B.H

KARŞI OY YAZISI

Davacı, İsviçre'de 1993 yılında boşanma kararı verilmesinden sonra ... isimli bir şahısla birlikte yaşamaya başladığını, bu şahısla olan birlikteliğinden 6.8.1995 tarihinde "..." isimli bir çocuğunun olduğunu, bu çocuğu, kızlık hanesine tescil ettirmek isteğinde, Türkiye'de daha sonra 1.2.1996 tarihinde verilen boşanma kararının kesinleştiği tarihi boşanmaya esas alan nüfus idaresinin, "çocuğun evlilik içinde doğduğunu, bu sebeple boşandığı eşi ...'nın kayıtlı olduğu haneye tescil edilebileceğini " gerekçe göstererek bu talebini reddettiğini, oysa bu çoğunun gerçek babasının ... olduğunu,

çocuğun bu şahıs tarafından İsviçre makamları önünde "tanındığını" ileri sürerek, çocuğun ...'ın nüfusuna kaydı için İsviçre mahkemesince verilen boşanma kararının tanınmasını, küçük Alican'ın gerçek babası Hasan'ın nüfus kaydına yazılmasına karar verilmesini istemiştir. Buna göre, birinci istek, yabancı mahkemece verilen boşanma kararının tanınması, ikinci istek ise, küçük Alican'ın gerçek babası Hasan'ın nüfusuna tesciline karar verilmesine ilişkindir.

Tanıma, ikinci işleme esas olmak üzere istenmektedir.

.../...

2013/13765-2014/3720 -2-

Mahkemece; tanıma isteği "tarafların Türkiye'de 1996'da boşandıkları, bu boşanmanın nüfusa tescil edildiği, bu tarihten önceki yabancı mahkemece verilen boşanma kararının tanınamayacağı" gerekçesiyle; çocuğun gerçek babası Hasan'ın nüfusuna tescili isteği ise, "babalığa ilişkin olup, Türk Medeni Kanununun 301'nci maddesindeki hak düşürücü süre geçtiği" gerekçesiyle reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.

Davalının İsviçre'de davacı aleyhine açtığı boşanma davası sonunda, ...Asliye Mahkemesince 3.12.1992 tarihinde tarafların boşanmalarına karar verilmiş, bu karar 8.1.1993 tarihinde kesinleşmiştir. Çocuk ise, bu tarihten iki yıl sekiz ay sonra (6.8.1995 tarihinde) evlilik dışında doğmuştur.

Yabancı mahkemece verilen boşanma kararı varken, daha sonra, davacı tarafından 17.1.1996 tarihinde Türkiye'de açılan boşanma davası sonunda tarafların Türkiye'de de boşanmalarına verilmiş olması, bu maddi gerçeği değiştirmez.Çünki, evlilik birliği, İsviçre'de verilen boşanma ile sona ermiş ve çocuk, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz günden daha sonraki bir tarihte doğmuştur.

Boşanma kararının yabancı mahkemece verilmiş olması, onun doğurduğu inşai etkiyi ortadan kaldırmaz. Bu kararın sağladığı inşai etkinin, içerde hukuken "tanınmasıyla" mümkün olması, işin esasıyla ilgili değil, çocukla genetik babası arasındaki soybağının Türkiye'de kurulabilmesi için gereklidir.

Başka bir ifade ile çocukla genetik babası arasındaki soybağının Türkiye'de kurulabilmesi, yabancı mahkemece verilen boşanma kararına içerde "kesin hüküm" veya "kesin delil" vasfının kazandırılmış olmasını gerekli kılar. Yabancı mahkeme kararının, kesin hüküm veya kesin delil olarak kabul edilebilmesi ise, tanınması ile mümkündür.

(5718 s. MÖHUK. m.58/1) Tanınması halinde yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ve sonuç doğuracaktır. (5718 s. MÖHUK. m. 59) Bu bakımdan davacının, Türkiye'de daha sonra verilmiş bir boşanma kararının mevcudiyetine rağmen, bundan önce yabancı mahkemece verilen boşanma kararının "tanınmasını" istemekte korunmaya değer hukuki yararının bulunduğu açık ve tartışmasızdır.

Sorun, Türkiye'de verilmiş ve kesinleşmiş olan bir boşanma kararı varken, aynı taraflar arasında aynı konuda Türkiye'deki boşanma davasından önce yabancı mahkemece verilen boşanma kararının tanınmasının mümkün olup olmadığındadır.

Kanun göre, yabancı mahkeme ilamının "kesin hüküm" veya "kesin delil" olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının tespitine bağlıdır. Tanımada 54'ncü maddenin (a) bendindeki "karşılıklılık " şartı aranmaz. (5718 s. MÖHUK. m.58/1) Şu halde 54'ncü maddenin (a) bendi dışında tenfiz kararı için aranan şartlar, tanımada da aranacaktır. Bunlar arasında "hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması" koşulu yer almaktadır.

Buna göre, yabancı mahkeme kararının tenfizi ya da tanınması, Türk kamu düzenine açık bir aykırılık oluşturacaksa tenfiz edilemez ve tanınamaz. Aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır. Bir dava hakkında kesin hüküm varsa, taraflar aynı konuda aynı sebebe dayanarak dava açamazlar. Kesin hüküm buna engeldir. Boşanma davaları inşai davalardandır.

Dava sonucunda verilen boşanma hükmü, ileriye yönelik olarak sonuç doğurur, evlilik bağını hükmün kesinleşmesiyle geleceğe yönelik olarak ortadan kaldırır. Türkiye'de verilmiş ve kesinleşmiş bir boşanma kararının varlığı, hukuki yarar bulunması şartıyla; bundan önce yabancı mahkemece verilmiş olan boşanma kararının tanınmasını istemeye engel teşkil etmez.

Tanıma sonucu, yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisinin, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade edecek olması da, bu hukuki durumu değiştirmez. Bunun tek istisnası, tanınmakla hasıl olacak olan yabancı mahkeme kararının "kesin hüküm" etkisinin, aynı taraflar arasında aynı konuda ve aynı sebebe dayanan Türkiye'de verilmiş olan bir kararla çatışma (bağdaşmazlık) içinde olmasıdır.

Böyle bir aykırılık ortaya çıkmayacaksa, aynı konuda daha önce verilmiş olan yabancı mahkeme kararının tanınması kamu düzeni bozmaz. Tanıma kararı verilmekle, aynı taraflar arasında, biri yabancı mahkemece verilmiş ve 8.1.1993 tarihinde kesinleşmiş, diğeri ise Türk mahkemelerinden verilmiş ve daha sonra (7.2.1996 tarihinde) kesinleşmiş iki

.../...

2013/13765-2014/3720 -3-

ayrı boşanma kararının varlığına ve bunlardan hangisinin boşanmaya esas alınacağında çelişkiye yol açılacak olması kamu düzeniyle ilgili değildir. Ortaya çıkacak olan bu çelişkinin, iç hukukun diğer hükümlerinin tatbikinde (örneğin eşler arasındaki mal rejiminin sona erdiği tarihin tespitinde, zamanaşımı veya hak düşürücü süreleri belirlemede) karışıklığa sebep olacak olması da, tanınmaya engel değildir. Taraflar, boşanmanın kesinleşmesini yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihe kadar geriye götürmek istiyorlarsa, kamu düzeni buna müdahale edemez. Öyleyse, tanıma talebinin 5718 sayılı Kanunun 58'nci maddesinde öngörülen diğer şartlar yönünden değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.

Davacının, yabancı mahkemece verilen boşanma kararından sonra dünyaya gelen çocuğunun, babanın nüfusuna tesciline ilişkin isteğine gelince;

Çocuk, "evlilik dışında" dünyaya geldiğine göre, genetik babasının hanesine tescil isteği, esas itibarıyla çocukla baba arasındaki soybağının belirlenmesine (TMK. m. 301/1) ilişkindir. Yabancı mahkeme kararı tanındığı takdirde babalık incelenebileceğine göre, tanıma davası, babalık davası bakımından ön sorun teşkil eder. Bu ön sorun çözümlenmeden babalık davasının dinlenmesi olanağı yoktur.

Babalık davasının, yabancı mahkemece verilen boşanma kararı tanınmadıkça Türkiye'de açılması olanağı olmadığına göre, hak düşürücü süre de geçmiş sayılamaz. Öyleyse, babalığa ilişkin talebin "tanıma"dan ayrılıp, ayrı bir esasa kaydedilmesi ve tanıma davasının sonucunun beklenmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan her iki davanın birlikte sonuca bağlanması da doğru olmamıştır.

Hükmün açıklanan sebeplerle bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

3-SU/HA/EB

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/13765, K. 2014/3720, 24 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/13765
Karar No
2014/3720
Tarih
24 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/13765 K.2014/547
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/13765 K.2014/5629
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/13765 K.2014/2974
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/13766 K.2014/1275
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/13766 K.2014/1492
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/13766 K.2014/2645

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.