KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/13843 E., 2014/3106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 24.01.2013
- Numarası
- Esas no:2010/379 Karar no:2013/28
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 18.02.2014 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı E.. Y.. vekili Av. B...S... Ş.. ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı S.. Y.. ile vekillerinden Av. E..E. Ö. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların karşılıklı olarak açtıkları boşanma davaları birleştirilerek görülmüştür. Davacı kadının boşanma davası, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine, koca tarafından açılan ve birleştirilen boşanma davası ise, öncelikle “zina”ya (TMK.md.161), bunun kabul edilmemesi halinde “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” (TMK.md.166/1) sebebine dayanmaktadır.
Mahkemece; her iki davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde “tarafların karşılıklı olarak sadakat yükümlülüğünü ihlal ettikleri, birbirlerine arkadaş ortamında saldırdıkları, kadının eşine ve çocuğuna sorumsuz davrandığı, kocanın da eşine fiziki şiddet uyguladığı, hakarette bulunduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, bu sonuca tarafların eşit kusurlarıyla ulaşıldığı” kabul edilmiştir.
Davalı (koca) birleştirilen boşanma davasında, boşanma talebini öncelikle zina (TMK.md.161), bunun kabul edilmemesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayandırdığına göre, toplanan delillerin öncelikle zina sebebi çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/13843, K. 2014/3106, 18 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama