KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/14398 E., 2014/3806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından, her iki boşanma davası ve fer'ileri yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından ise ziynet eşyalarına yönelik talebin reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının ziynet eşyalarına yönelik temyizinin incelenmesine gelince;
Davalı-davacı kadın, davacı-davalı koca tarafından açılan boşanma davasına verdiği 11.06.2012 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde; boşanma, nafaka ve tazminat isteklerinde bulunmuş ve kocada kaldığını ileri sürdüğü çeyiz ve ziynet eşyaları yönünden haklarını saklı tuttuğunu belirtmiştir.
14.08.2012 tarihli cevaba cevap dilekçesinde kocada kalan altın ve takıların iadesine karar verilmesini istemiş, 12.11.2012 tarihli dilekçesinde ise talep ettiği ziynet eşyalarının değerinin 20.000 TL olduğunu belirterek bu değer üzerinden nispi harç yatırmıştır. Karşı dava için yatırılan başvuru harcı karşı dava dilekçesinde yer alan tüm istekler ile ilgili dava açıldığını gösterir.
Davalı-karşı davacı kadının karşı dava dilekçesinde ziynetlere yönelik bir isteği bulunmadığı gibi, ziynetlere yönelik olarak dava açmadığını ve haklarını saklı tuttuğunu açıkça beyan etmesi karşısında, tahkikat aşamasında kendiliğinden ziynetler yönünden bir değer gösterip, bunun üzerinden nispi harç yatırmış olması da ziynetlere yönelik usulünce dava açıldığı anlamına gelmez.
Hal böyle olunca davalı-davacı kadının ziynetlere yönelik usulünce açılmış bir davasının ya da karşı davasının bulunmadığı gerekçe gösterilerek “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken taraflar, arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMUK md. 438/7).
.../..
2013/14398 2014/3806 -2-
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/14398, K. 2014/3806, 25 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama