KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/14440 E., 2013/21390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Sarıgöl Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 18.7.2012
- Numarası
- Esas no:2010/79 Karar no:2012/135
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kadın yararına 250 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğinin anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.2-Kısa kararda; usulüne uygun açılmış bir karşı dava bulunmadığından davalının maddi ve manevi tazminat istekleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına denildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, davacı ve davalının eşit kusurlu addedilmesinden ötürü her iki taraf lehine maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar verilerek, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
KARŞI OY YAZISI
Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki sadece çelişkili olan değil hükmün "bütününü" özürlü kılar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/14440, K. 2013/21390, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama