KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/14993 E., 2013/29159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Çarşamba 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 22.1.2013
- Numarası
- Esas no:2011/233 Karar no:2013/21
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "nafaka" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; her iki dava yönünden, davalı-davacı (kadın) tarafından ise; kendisi için nafaka takdir edilmemesi ve çocuk için takdir edilen nafakanın miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı (koca) ve davalı-davacı (kadın)'ın aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; mahkemece kabul edilen davacı-davalı (koca)'nın kusurlu davranışları yanında, kadının da eşini tehdit etmekten iki kez mahkum olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı koca dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın davasının kabulü ile boşanmaya (TMK.md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre birleşen dava yönünden müşterek çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/14993, K. 2013/29159, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama