KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/15657 E., 2013/20838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Konya 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 22.05.2012
- Numarası
- Esas no:2009/749 Karar no:2012/610
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, davacı kadının rızası alınmadan davalı koca adına tapuda kayıtlı olan ve aile konutu niteliğindeki taşınmaza, davalı banka tarafından ipotek konulduğu belirtilerek davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK md. 6).
İpotek tesisine ilişkin işlemden önce taşınmazın tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh bulunmamaktadır. İcra takibi sırasında düzenlenen 17.08.2009 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmazda kiracının oturduğu ve daire içine girilemediği belirtildiği gibi davacı kadının dava açmadan kısa bir süre önce ikametgahını dava konusu taşınmaz olarak Nüfus İdaresi’ne bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davalı banka iyi niyetli olduğunu savunduğuna göre; kanunun iyi niyete sonuç bağladığı durumlarda (TMK md.3) aslolan iyi niyetin varlığıdır. Bu durumda davalı bankanın ipoteğe ilişkin kazanımı iyi niyetli ise korunur (TMK md. 1023). Kaldı ki, davalı banka yargılama devam ederken 14.03.2012 tarihinde alacağını .. Mak. San. A.Ş.’ye devretmiş, temlik alan şirket davayı takip etmiştir.
Toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın aile konutu olmadığı anlaşıldığından davanın reddi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
KARŞI OY YAZISI
Dava konusu taşınmazın aile konutu olmadığı yönünde değerli çoğunluk ile aramızda görüş birliği vardır. Hükmün sadece "bu gerekçe ile" bozulması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/15657, K. 2013/20838, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama