KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/17563 E., 2013/29639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Şenkaya Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 06.06.2013
- Numarası
- Esas no:2012/2 Karar no:2013/130
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından tazminat ve nafaka miktarları yönünden; davalı (koca) tarafından ise hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davacı (kadın) yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Kişisel ilişki düzenlenirken, çocuğun yararının yanında, analık ve babalık duygusunun tatmin edilmesine ve geliştirilmesine özen gösterilmeli, görüşme süresi yeterli olmalı, taraflar ayrı şehirlerde iseler, tarafların ve çocuğun külfetli sayılabilecek seyahatlere katlanmamalarına dikkat edilmelidir.
Davalı babanın Bursa'da, velayeti davacı anneye bırakılan müşterek çocuk Fırat'ın annesi ile birlikte Şenkaya'da ikamet ettikleri anlaşılmaktadır.Taraflar farklı şehirlerde oturmakta olup, davalı baba ile düzenlenen kişisel ilişki müşterek çocuğun yaşı gözetildiğinde yetersiz kalmaktadır.
Ayrıca hükmün 6..bendinde düzenlenen kişisel ilişki infaza elverişli şekilde açık olmadığı gibi kişisel ilişkinin başlangıç ve bitiş saatlerinin karar yerinde gösterilmemiş olması da doğru değildir.
Baba ile müşterek çocuk arasında babalık duygularını tatmin edecek ve yatılı kalacak şekilde ayın belirli bir haftasında, dini bayramlar, yarıyıl ve yaz tatillerinde daha uygun süreli ve yatılı kalacak şekilde kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/17563, K. 2013/29639, 16 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama