KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/21835 E., 2014/4369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2014
- Mahkemesi
- Devrek 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 16.05.2013
- Numarası
- Esas no:2012/278 Karar no:2013/230
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; her iki boşanma davası ile mal rejimi nedeniyle maddi tazminat istekleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Gerçekleşen bu duruma göre kadın da boşanma davası açmakta haklıdır. O halde, kadın tarafından açılan birleşen boşanma davasının da kabulü gerekir. Bu husus nazara alınmadan kadının boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.
2-Davalı-davacı kadın 50.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı-davacı kadının bu tazminat talebinin bir kısmı TMK 174/1 maddesinden, bir kısmı ise mal rejiminden kaynaklanmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, davalı-davacı kadına maddi tazminat isteğinin ne kadarlık kısmının TMK 174/1 maddesinden, ne kadarlık kısmının mal rejimine ilişkin talebinden kaynaklandığının açıklattırılmasından sonra, kadının mal rejimine ilişkin maddi tazminat talebinin boşanmanın eki niteliğinde olmadığından nispi harca tabi olması nedeniyle, başvuru harcının dava dilekçesindeki bütün istekleri kapsadığı hususu göz önünde bulundurularak, bu taleple ilgili nispi peşin harcın davacıya tamamlattırılması (Harçlar Kanunu md. 30 - 32 );
harç tamamlandığı takdirde mal rejimine ilişkin taleplerin evlilik birliğinin sona ermesinden sonra görülebilir hale gelmesi nedeniyle boşanma davasının kesinleşmesine kadar bekletici mesele yapılmak üzere tefrik edilmesi, harç tamamlanmadığı takdirde ise anılan 32. madde uyarınca işlem yapılması gerekir. Bu gereklilik gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/21835, K. 2014/4369, 3 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama